Ekonomik Kriz


Ekonomik kriz genel bir anlatımla özetlersek eğer firmaların yatırımlarının büyük düşüş veya yüksek oranlı işsizlik dolayısıyla yaşam standartlarının düşmesi ve sonuç itibariyle sıkıntılar ortaya çıkabilir. Bu tür ekonomik krizlere genellikle finansal piyasalardaki belirsizlikler ve hisse senetlerinin ve hisse senedi tahvil fiyatlarındaki düşüşler ve yerli türkiye parasının yabancı paralara göre değerlerindeki düşüşler eşlik etmektedir. Bazen krizler doğrudan doğruya finansal sektörden kaynaklanabilmektedir. Şöyle ki krizler gerçek kesimden başlayıp finans kesimine yansıyabileceği gibi tam tersi de olabilir. Çok ağır bir ekonomik kriz söz konusuysa sonuç kötü bir durum oluşturur. Yanı şöyleki borçları ödeyememiş gerileme durumu ortaya sunar. Bir anlayışa göre (durgunluk) döneminde ekonomik faaliyetin yavaşlaması anlamına gelir. Daha önce erişilmiş bir konuma oranla bir büzülme, toplu durum düzeyinin alçalmasıdır; alçalma sığ ya da derin olabilir. Resesyon bazen “kriz”le eş anlamlı olarak da kullanılır. Daha modern başka bir anlayışa göre durgunluk ekonomik faaliyetin zayıf şiddette ve kısa süreli olarak büzülüp kasılması demektir. Ancak bu ifadedeki nitelemeler görelidir. Eğer alçalma şiddetli ve uzayıcı nitelikte ise ve eğer çok daha vahim bir görünümde ise, o zaman kriz söz konusudur. Buna karşılık ekonomik faaliyet daha önce ulaşılmış olan düzeye nispetle oldukça uzun bir süre düşük bir düzeyde kalıyorsa, bu durum da depresyon olarak açıklanmaktadır. Kriz ekonomilerde daima bir refah döneminden sonra gelir. Başlıca özelliği, bir ekonomideki yükseliş hareketlerinin, yerini aniden iniş hareketlerine bırakmasıdır, fiyatların hızlı düşüşü, üretim ve gelirdeki daralmalar gibi. Bunlara işsizlik ve iflaslar eşlik eder, borsalar çöker. Yüzyılda krizler harp, mâli spekülasyon, kıtlık gibi istisnai olaylara bağlı olarak meydana geliyordu.


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*